Jun 22
Türk – Fransız Dostluğunun Acı Günleri. PDF Yazdır ePosta

 

2011 yılını tükettiğimiz bu günlerde yeni yıla Türk- Fransız dostluğunun zor günlerini yaşarken girmekteyiz. Dostluk, zor günler sonrasında makul ve vicdanen rahat olunabiliyor ve her zorluğa rağmen  beraberce tüm sıkıntılara, rahatsızlıklara, kavgalara, göğüs gerebiliniyorsa gerçek dostluk oluduğunu kanıtlar. Bizler Türk - Alman dostluğunda da zaman zaman üzüldüğümüz ve rahatsızlıklar duyduğumuz konuları aşmakta  sıkıntılı günler yaşıyoruz, ama herşeye rağmen dostluğumuzu tazeliyor muhafaza ediyor ve geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Devletler arası menfaat ilişkilerinde çatışmaların olduğuna, oy kaygısıyla hükümetlerin yada muhalefetlerin sürekli kendilerini aşan konularıda kaşıdıklarına şahit olabiliyoruz. Fransa’nında diğer tüm devletler gibi tarihinde kara sayfalar olduğunu ve Hz. İsanın söylediği ilk taşı günahı olmayan atsın kelimesini hatırlatmak isterim. Bugün katliam oldumu olmadımı, kim daha fazla katliam yaptı karşılaştırmasından çok, bu konuyu insan hakları düşünce özgürlüğü ve demokrasi açısından irdelemeyi daha doğru buluyorum.

Fransa tarihinin en kötü liderlerinden biri tarafından yönetildiğinin farkında, bu farkındalığı Cumhurbaşkanı Sarkozy dahi bilmekte. Bu farkındalık iktidar kaybetme korkusuna dönmüş ve korkunun getirdiği irasyonal düşünceyi beraberinde getirmiştir. Kötü liderler gelir gider, ama halklar kalıcıdır, Parlementonun sözü geçen yasayı komik ve kabul edilmez şekilde 600 e yakın millet vekilinin sadece 70 i tarafından oylaması ve kabul etmesi aslında Parlementonun da bu konuya sıcak bakmadığının, Cumhurbaşkanı Sarkozy nin ve partisinin haricindede kimsenin kabul etmediğinin göstergesidir ki, buda bence Türk - Fransız dostluğu adına önemsenmesi gereken bir duruştur. Muhtemelen bu oylanan yasa belli yerlere takılacak ve yürürlüğe girmeyecektir, bu tür negatif gelişmeler dostluk adına pozitifede dönüşebilir. Fransada Türk varlığının tekrar konuşulmasına ve dostluğun gözden geçirilmesine sebeb olacaktır ki, bu Türkiye ve Türkler adına güzel bir gelişmedir.Çünkü tarih te yapılan tüm Fransız - Türk savaşlarının Fransanın menfaat arayışları ile başladığını ve her defasında da Fransanın kayıplarıyla gerçekleştiğini görecek, ama herşeye rağmen Osmanlı yada Türk duruşunun diyalog arayan tavırla dostluk çerçevesinde Fransaya yaklaştığını kabulleneceklerdir. Doğal olarak Türkiye devletinin tavrı serttir, halkı kırgındır, kesinlikle olmaması gereken durum ise halklar arasında kavga ve nefrettir. Arzumuz Fransa da 50 yıldır yaşayan halkımızın ve halkımızla yaşayan Fransız’ ların ve diğer göçmen halklarının elele verip konunun üzerine beraberce gitmesidir.

İnsan haklarının ayaklar altına alındığı, insanın tüketiciye indirgendiği, irasyonalizmin normalleştiği, maddi ve siyasi rantın etik tüm değerlerin üzerine koyulduğu international vahşi kapitalizmin, dünyayı ve insanları esir aldığı yeni dünya düzeninde, Cumhurbaşkanı Sarkozy gibi kendi menfaatlerini halkın refahının önünde gören ve her yolu deneyen tehlikeli siyaset adamlarını yarattığını üzülerek seyiretmekteyiz.

Fransız halkı Türk halkı gibi onurludur, Ermeni Türk meselesi iki ülkenin ve Tarihçilerin arşivler üzerinden international tarafsız bir hakem kurulunun gözetiminde halledilmesi gereken ve dünyanın geçmiş tarihini ilgilendiren çözülmesi gereken bir konudur. Türk Ermeni konusunda Fransanın taraf belirlemesi talihsizliktir, ayrıca tarihin en büyük insanlık ayıplarından birisi olan bu karanlık  süreçte Fransa devletinin rolüde önemlidir, Fransızlar kendi ayıplarını ve hatalarını görmemezlikten gelemezler, engeç arşivler açıldığında herşey aydınlanacakdır. Fransa, Almanya ve diğer ülkelerinde bu acı tarihdeki rolleri ortaya çıkacaktır.

Avrupalı Türkler  bu yasadan dolayı  rahatsızdır, Avrupadaki diğer ülkelerin sağ partilerini de harekete geçirebilecek tetikleme olabilir, bu nedenle Avruda   tüm Türk sivil toplum örgütlerinin konuyu takip etmeleri ve gereken duruşu belirlemeleri gerekmektedir, bunuda kısmen gerçekleştirmektedirler, Fransa halkının ermeni konusuyla alakaları ve bilgileri okadar zannedildiği gibi geniş değildir, sokakta ki adam Ermeni konusunu bilmez ama Türk toplumumuzun maksadı aşabilecek her tavrı Fransız halkını taraf olmaya da yönlendirebilir, be sebeble Fransadaki yurtdaşlarımız tavırlarında ve eylemlerinde dikkatli olmalıdırlar, Provakasyona gelmemelidirler, İnsan hakları ve fikir özgürlüğü çerçevesinde haklarını aramalıdırlar. Fransız -Türk dostluğu yara almıştır evet ama  bugün Fransız mallarını boykot etmek Fransadan çok Türkiyeye zarar verir, bu sebeble Türkiye aceleci davranmamalıdır, geri  adım atmak zorunda kalacağı yaptırımlara dikkat etmelidir. Haklıyken haksız duruma düşürülmek devleti ve halkımızı üzer.

Fransa halkı Türk dostlarıyla beraber bu günlerin üstesinden geleceklerdir Türk Alman Dostluk Federasyonu olarak

Fransız – Türk dostluğunun daha büyük yaralar almadan devamını temenni ediyoruz.

                                                                  30.12.2011 Münih

Cihan Sendan

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile