Aug 23
Daha iyi bir Türkiye Arayışı PDF Yazdır ePosta

 

Türkiye Cumhuriyetinin 100 üncü yılına 12 kala, Cumhuriyetin temel taşlarının dahil yerinden

oynatıldığı bu dönemde, Cumhuriyetimiz ve halkımız önemsenmesi gereken bir

sorgulama döneminden geçmektedir. Kuşkucu ve sorgulayıcı ve zaman zaman da

kırıcı da olsa, bu sorgulamayı ve beraberinde getirdiği değişimi dikkate

almanın önemini vurgulamak isterim. Bu somut değişimin farklı ideolojik

yorumlarının olmasını da yadırgamadan, alternatif kararlar arasından seçim

yapmanın daha fazla özgürlük olduğu bilincinde, değişimin  sonuçlarına katlanma cesareti ile yolumuza

devam etmenin klasik mantığıyla, görelik kavramının, doğruluk ve kesinlik

düşüncelerini birbirine  karıştrmadan, bu

durumun hukukun öğretisi ve uygulaması için büyük önem taşıdığını

içselleştirerek, hukukun üstünlüğü çerçevesinde ve halkın herşeyin üstünde

olduğu bilincinde bu değişime katkıda bulunmamızın gerekliliğini kabul

etmeliyiz.

Suçlara, rüşvete,cinayetlere ve terörizme katlanmak zorunda bırakıldığımız son 40 yılda

toplumumuzun ahlaken bozuk olduğundan değilde, Anadolu topluluğunun, kanaatkar

ve çaresizliğinin yanında, haksızlığa uğramak, haksızlık etmekten daha iyidir diyebilme

büyüklüğünde bir halk olmasından kaynaklanmakta olup, tarihten gelen devlet

baba anlayışının ve devletin aslen halk için var olduğu bilincinin yerleşik

olmaması ve beraberinde devletin gücünü kendi gücü zaneden zavalllarının,  iktidar gücünü devlet terörüne çevirerek halkı ezmeleri ile sonuçlanması, bu değişimi zorunlu kılmıştır.

Küresel vahşi kapitalizimin yönlendirdiği cemaatler ve onlarn uzantıları eliyle, Türkiyede

dikkate alınması gereken bir değişim gerçekleştirilmektedir. AKP nin Solun

hayal ettiği değişimleri gerçekleştiriyor gibi görünmekte olması, doğal olarak

Sosyal demokratları kaygılandırmaktadır. Ama korkunun ecele faydası yoktur, bu

değişime herkesin destek olması tarihi bir mecburiyettir. Yeni dünya düzenini

yöneten güçler AKP’ yi daha uygun bulmaktadırlar, Recep Tayip Erdoğan ın

kendisi şahsen  Dünyanın saygısını

kazanmakla beraber Türkiyenin itibarınıda yükseltmiş gibi görünmektedir. Sayın

Başbakanın duruşunun Türkiyeye neler getireceğini daha sonraki yıllarda

beraberce göreceğiz.  Bu bir duruştur, kazanan taraf olmakla beraber

hukukun müsade ettiği çerçevede istediği duruşu sergilemekte hakkıdır.

Oy kullanan seçmenin yarısının oyuyla demokratik bir başarı kazanmıştr, her demokratında

buna saygı duyması ve yapıcı yaklaşması demokratlık gereğidir.

Daha iyi bir Türkiye arayışı demokratik yollarla olacaktır, bu bir evrimdir, hazmederek ve

zamanla olacak bir olgudur,.Devrim hayalleriyle, zorla ve hızla olacak bir şey

değildir.Zorla olan her olgu zorla yıkılmaya mahkumdur, tarih örnekleriyle doludur.

Türkiyenin bu eğri duruşu, halkın mutabbakatı ile gerçekleştirilecek yeni anayasayla düzelme

eğilimine girme şansını yakalayacaktır.

Türkiye (Federal) Cumhuriyeti kaçınılmazdır, buna karşı tüm argümanlar zamanla çürümeye mahkumdur,

Federal Almanya  Türkiyenin önünde  duran harika bir örnektir.

Türkiye yüzölçümü bakımından Federal Almanyadan 3 misli büyük olmakla beraber, daha genç  bir nüfusa sahiptir.  Federal parlementosunun yanında yerel

parlementolar Türkiyenin tüm sorunların ele alma kabiliyetini yakalıyacaktır. Yeni

ticaret ve eğitim  bölgeleri oluşacaktır. Türkiyenin bu gün gerçek demokrasiyle yönetildiğini söylemek gayet iddalı olur.

Türkiye demokratik bir Cumhuriyet’tir diyenlere tek bir sorum var. Demokrasi halkın

kendi kendisini hür iradesi ile ve seçtiği yöneticelerle yönetmesidir. Herhalde

buna kimsenin itirazı yoktur. O zaman biri bize Türkiye’de neden Vali ve

Kaymakamların olduğunu anlatsın. Halkın seçtiği belediye başkanlarının yanına

neden devletin atadıklarının koyulduğunu ve yerel iktidarın paylaşılmak zorunda

bırakıldığını  tarif etsinler bize. Neden? Bu ufak bir örnektir.

Valiler kalmalıdır ama halk seçmelidir, genel iktidar Türkiye Federal Parlementosunun elinde kalmalıdır, Ordu  Ankara’nın tasarufunda kalmalıdr, Polis yerel idarelerin emrine verilmelidir, Ayrıca Federal polis idaresi kurulmalıdır,

Amerikada, Almanyada olduğu gibi.Biz Amerika ve Almanya kadar halkımıza güvenmiyormuyuz?  Herkes haddini bilmeli

ve halkı aptal yerine koymamalı, halka rahmen siyaset gütmemeli.

Türkiye halkının bir kısmının eğitim sorunu ve beraberinde bir zihniyet sorunu olabilir, göçün

bu kadar yoğun olduğu bir ülkede hertürlü yozlaşmanın olması doğal bir

gelişmedir. Ama eğitimsizlik ve beraberinde gelen yozlaşma bir halkın sonsuz

kaderi olamaz. Bu bir süreçtir hızlı kentleşmenin doğal getirisidir.Türkiyenin

genç nüfusunun imkanlara ve geleceğinden umuda ihtiyacı vardır, bunun için

gerekli tüm altyapıların gerçekleşebilmesi için yeni Anayasanın yurtdaşlık ve

demokrasi vurgusunu en ön plana alınması ve insan onurunun dokunulmazlık zırhının  Anayasayla garantilenmesi bir mecburiyettir, temel hak ve özgürlükler ve vicdan özgürlüğünün Anayasanın değişmez maddeleri

arasına alınması  demokrasiye ve Evrensel değerlere saygının gereğidir. Özgür halk  Özgür bir devletin garantisidir.

Demokratik   yeni Anayasa, Federe bir Devlet,daha özgür bir toplum,  daha iyi bir Türkiye ‘yi

beraberinde getirecektir hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Açmadı başından’ Yaratan’ herşeyi ölümlülere

Ama bizler zamanla buluruz arayarak daha iyiyi .

Cihan Sendan        10.08.2011 Münih.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile