Sep 20
İnanç PDF Yazdır ePosta

İnanç

İnsan varoluşunun ilk anından itibaren hep inandı, içinde hissetti.Sebebini tam anlamıyla kavrayamadan ,anlamlar yükledi hayata . Dağa,taşa  , bazen rüzgara inandı ; bazen korktu ateşten. Sonra taşları oydu, kayalara resmetti , taşa can verdi ve inandı cansız görünen canlılara. Ardından sanatı keşfetti inancı ile. Bulmaya kararlıydı insanoğlu tanımlayamadı O’ nu . Bazen ışığı bulanlar çıktı. O’nu anlatmaya çalıştılar. Kendileri bir rehber ve O’na açılan bir kapıydılar. İnsanoğlu her zamanki alışkanlığı ile oymaya, çizmeye ,anlam yüklemeye başladı; hatta binalar inşa etti o kapıların üzerine. O’nu bulmanın tek yolunun kapı üzerine inşa edilmiş bina ve binanın kuralları olacağına inandı .

Rehberlerin ayak izleri ile O’na giden yolu rahatça bulacaklarına inandırıldılar .Sonra da insanların inanma içgüdüsündeki  rantı keşfedenler ahlağı yarattılar. Artık sahte bir yol vardı: Kurallara uy,görevini yap, kendinden vazgeç, birey değil kul ol, kendini teslim et , O seni bulur dediler.  İnsanoğlu muhakkak  birgün gerçekleri keşfedecek, O’nun gerçeğin ta kendisi olduğunu hisseden insan, aydınlanma yolunda hızla ilerliyor.

İnanmak aydınlanmanın , keşfetmenin,   ilk kapısı , O’nu bulmanın İlk evresi…

Daha yolun çok uzun insanoğlu .     (  Ya da O kadar yakın)

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile