Sep 20
Bir deli kuyuya taş atmış bin akıllı çıkartamamış PDF Yazdır ePosta

img1

"Մէկ գիժ քար գցեց հորը, քառասուն խելօք չկարողացան հանել"

 

Keşke O delinin eli kırılsaydıda O hain taşı atmasaydı,bize nelere maloldu bir bilebilseniz.

7 milyon Ermeni var dünyada, 4,3 milyon Ermeni doğu komşumuz Ermenistanda yaşamakta. Lübnanda 350 bin, Suriyede 450 bin, İranda 300 bin ,Irakta 100 bin,Amerikada 400 bin, İsrael, Ürdün ve Kıbrıs da toplam 50 bin.  Diğerleri başta Fransa olmak üzere farklı Avrupa  ülkelerine ve dünyanın muhteklif devletlerine dağılmışlar.

Ya Türkiyede kaç Ermeni var? Sadece  70 bin! Belki daha fazla yada biraz daha az, ama bunun  ne Önemi var, korkunç bir rakkam.

Milattan önce 700 lü yıllardan itibaren üç büyük göl arasına yerleşmiş  bir halk, gene milattan önce 200 lü yıllarda romalıların bölgeyi istilası ile Artexiasın kurduğu büyük Ermeni kırallığı, 301 yılında kapadokyalı Aziz Krikor un Eçmiyazinde kurduğu ermeni kilisesi ile ve  dünyanın ilk Hristiyan devleti ni kurmalarıyla devam eden harika bir kültür tarihi. 6 ıncı yüz yılda Pers ve Bizans istilaları, 700 lü yıllarda başlayan arab kabilelerinin istalalarıyla başlayan  gene eziyetli dönemler.10 uncu yüzyılda Ashot I ve Ashot II ile gelen yeni bir Ermeni devleti. 11 inci yüzyılın ortasında Byzansın saldırısıyla sona eren büyük Ermeistan ın çöküşü ve 1080 de Klikyada kurulan küçük Ermenistan Beyliği. Ortodoks  Ermenileri Alman haçlı Ordularından koruyan Kılıç Aslan ın Selçuklusu. Ve 14 üncü yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun himayesine girişle başlayan büyük kardeşlik öyküsü. Dünya Ortadoks kilisesini yöneten Rum Ortodoks Patrikanesi  ile dil Mezhep ve tarihsel sıkıntılar sebebi ile Fatih Sultan Mehmedin himayelerinde 1461 de kurulan Ermeni Patrikanesi ve devamında gelen dostluk ve milleti sadıka adını alacak kadar İmparatorluğa bağlı büyük bir halk.

Osmanlı  kültür tarihine  bakıldığında edebiyattan mutfağa, siyasete damgalarını vurmuş bir çok Ermeni asıllı Osmanlı vatandaşını ve Ermeni Kültürünün Osmanlıya kazandırdığı bir çok değeri keşif edebileceğiz. Aynı zamanda Anadolunun ebrusundan da  Ermeniler etkilenmiş ,Ermeni halk Edebiyatı’nın en büyüklerinden  kayserili olan aşık Sarkiz Zeki,  Ehlibeyt yolunda bektaşi bir Ermeni şairimiş mesela.Gene ilk Türk oyunlarını sahneleyen tiyatroyu kuran ( Güllü Agop ) Agop Vartonyan, ilk kadın oyuncuda Aruşyak Papazyanmış . Ve gene Çok sesli müziğin önderi şark musiki derneği adıyla kurulan ilk müzik derneğinin opera ve operetin kurucusu Dikran Çuhacıyanmış.

Ermeni  ve Ermeni – Osmanlı tarihinin karanlık dönemlerine kadar geçmiş pürüzsüz kardeşlik öyküsünü anlatmaktan zevk aldım. Ermeni Halkına dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar buradan saygılarımı en içten dileklerimle ifade etmek istiyorum . Hiçbir olay sizlerin büyük bir Halk olduğunuzu unutturamaz, Kültürünüzü, geçmişinizi kötü kılamaz. İki kötülük bir iyiliği yok saydıramaz. Kendinizi Anadolunun bir parçası olduğunuzu saydığınız sürece adı ne olursa olsun hiçbir Devlet size engel olamaz . Anadoluda doğup gurbette yaşayan her Ermeninin burnunda doğdukları toprağın tütdüğüne eminim. Hepinizi çok iyi anlıyabiliyor üzüntünüzü paylaşıyorum.

Bu yüzyılın Başlarında Atalarımızın başılarından geçen çok talihsiz olaylar olmuş, sayısı kaç, tarafı kim olursa olsun, birinci dünya savaşında Ebrumuzun renkleri solmuş, insanlık büyük eziyetler, ayıplar yaşamış. Bu gün Bir Türkiye var ve birde Ermenistan, Osmanlıdan doğmuş iki Devlet. Eğer Osmanlının mirasıysa bunu iki tarafta taşıyor.  Türkiye birinci Dünya savaşı sonrasında 29 Ekim 1923 de  kurulurken Ermenistan  21 Eylül 1991 de kendisini Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğinden kurtarmıştır. 73 sene geç kalmış bir Devlet. Ama bu ne Türkiyenin nede Ermenistanın sorumluluğunu azaltamaz. Eğer ortada iyi yada kötü bir miras varsa bunu iki kardeş, bir masanın başına oturup konuşmalıdır. Eğer hak hukuk konusunda anlaşamıyorlarsa tarafsız Objektif bir aracı kurumu ihtiyaçları vardır. Ön koşulsuz iki kardeşin bir araya gelmesi ve konuyu sonuca ulaştırması gerekmektedir bu iki devletinde gelecek toplumlarına boyun borcudur.İki devletin halletmesi gereken Osmanlının mirası 1915 de yaşanılmış tecritdir, Vahşetdir.  Türkiye buna katliam, Ermenistan ise Soykırım demektedir.  Artık iki toplumda kelimelerin politik anlamlarına sıkışmadan diyaloğa başlamalı, en çok kimin canının yandığı mantığını bırakıp geleceğe birlikte  bakabilmenin yollarını aramalıdır. Gerçekleri bilmek ve hatırlamak hepimizin hakkıdır, Hatırlamak geçmişi doğru ve dürüst düşünmektir içselleştirmektir ,Gerçekci olabilmek için dürüst olunmalıdır.

Anadolu Ermenilerin de Vatanıdır, Anadolu bir çiçek bahçesidir, Ermeniler bu bahçeden güzel bir çiçektir, sizlerin üzüntülerinizi ve yokluğunuzu hissediyorum. Çiçek hassasdır, Anadoluda ki diğer çiçeklerinde hassasiyetlerini  dikkate alacak kadar konuya özenle eğileceğinizden hiç kuşkum yok.Siyaset adamlarının siyasi rant amaçlı sözlerine ve tavırlarına rağbet etmiyecek kadar zeki  halklarız.Beraberce ve samimiyetle bu sorunu orta vadede özenli bir tavırla karşılıklı saygı ve hassasiyetlerle beraberce üstesinden gelebileceğimize inanmaktayım.

"Միութիւնը՝ ոյժ է"            Birlikten kuvvet doğar

Bu günlük  bu kadar !

 

Cihan Sendan    15.04.2010

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile