Jun 22
Münihten Kemal Kılıçdaroğlu geçti PDF Yazdır ePosta

Her yıl Münih’te geçekleştirilen güvenlik konferansına katılamak üzere münih kentinde ağırladığımız sayın genel başkan, sayın genel başkan yardımcıları Osman Korutürk ve Umut Oran İle birlikte gelen delegasyonula beraber üç gün Türkiye ve Avrupalı Türkleri konuşma fırsatı bulduk

 

Öncelikle sayın genel başkandan bahsetmek istiyorum, Türkiyenin alışkın olmadığı kadar sakin ve güzel ruhlu bir liderini daha yakından tanıma fırsatı buldum, genelde seyir ettim, her haerketini yürüyüşünü, nefes alışını, bakışlarını, cevab veriş seklini ,vücut dilini, sabırlı dinleme tarzını,güler yüzünü. Evet tüm hareketlerini takip ettim. Hakikatten harika ruhlu insana huzur veren bir tarzı var. İnsan olarak çok beğendim, daha önceki buluşmalarımızda bu kadar dikkat etmemiştim. Hakikatten insanın böyle bir insanı dost olarak kazanma arzusu oluşuyor.

Sayın Kemal kılıçdaroğlu çok iyi bir insan,evet. Peki bu Türkiye’yi iyi yönetmeye ve sorunlarını çözmeye yetermi?Türkiye ve seçmeni Kemal bey çok iyi bir adam diye oy verirmi. CHP liler verecektir tabiiki ama ya diğerleri?Peki CHP bugüne kadar söylemden başka neyaptı?Halkın güvenini kazanmak için   hangi söylem ve tavrını değiştirdi? Kemal Beyin iyi niyeti Chp yi iktidar yapmaya yetermi? Bu sorulara ilerdeki satırlarımda değineceğim.

Eski büyül elçimiz Osman Korutürk dışişleri terbiyesi ile ve dışişleri politika sanatını  çok iyi tatbik edebilen değerli eski bir bürokratımız. Kendilerini çok samimi ve ilgili buldum. CHP nin hükümetinde dışişlerini yönetmeye aday bir şahıs olduğu kesin. Sayın Oran ı daha önceden tanıyor ve beğeniyorum, genel olarak sorunlara hakim olduğuda kesin Ekonomiyi iyi bildiğinden kuşkum yok, kibar ve saygılı tarzı ile insanlara aynı göz hizasında bulunmaya gayret gösteren değerli bir siyaset adamı, sadece biraz daha güler yüzlü olması gerekiyor, bence CHP nin geleceğinde ismini sürekli ve en önde duyacağımız değerlerden birisi gibi görünüyor. Tüm davranışlarında ve söylemlerinde samimi oldukları ve ciddi emek verdikleri kesin.

CHP nin  yeniden yapılanması ve kendisini tanımlanması icin biraz zaman ihtiyacı olduğunu düsünüyorum. Sayın genel başkan ve takımı bu değişim konusunda okadar ciddilerki ,bunu secim öncesinde ve hatta  hemen sonrasından başarıyla sonuçlandırmaları zor gibi görünmekte, fakat bu değişimin sindirilerek gerçekleşmesi ve CHP nin reforme edilmesi okadar önemli ki, bence bunun için bir seçim daha kaybetmeye değer.Kendileri Seçimi kazanma iddasındalar tabiiki böylede olmalı, ama Türkiye ve CHP adına kazanmamaları daha hayırlı olacaktır. Nedenmi? Anlatayım.

AKP nin Türkiyeyi çok iyi yönetmediği kesin, fakat AKP nin çok iyi işleyen bir teşkilatı olduğu ve tabana iyi inebildikleri de kesin, bence bunu CHP adına söylemek zor.AKP nin tüm teşkilatlarını çok iyi yönetmesi ve kontrolü elinde tutması parti içi hirarşinin iyi işlediğini göstermekte, herkes haddini bilmekte, bunun en büyük sebeblerinden biri tabiiki Tayyip Erdoğan, genel başkanlarını saydıkları kadar da korkuyorlar. Hem muhafazakar yapı gereği hemde başbakanın tavizsiz liderlik anlayışı bu durumu beraberinde getiriyor.

Türkiye halkının fikrini değişterecek en azından AKP ye oy verenler bazında, CHP nin değişikliklerini birisi bize anlatmalı.

Benim naçizane görüşüm CHP nin halkı kendisine çevirecek çalışmaları daha başlatmadığı yönünde. Merakla seçim çalışmalarını beklemekteyim.Son araştırmalara inanırsak  AKP yüzde 40-45, CHP de Yüzde 25-30 arasında gibi.Daha CHP seçim açılımlarını yapmadığı halde, tamam ama AKP de daha odun kömür açılımlarına başlamadı. Kaldıki AKP aynı zamanda MHP ninde oylarının bir kısmını çekmiş gibi göründüğünü unutmayalım, seçim öncesi MHP genel başkanında değiştirmeyeceğine göre bu durum güçlenerek devam edeceğe benziyor.

CHP teşkilatını son adamına kadar harekete geçirmeli, aday belirlemede çok itinalı ve seçkin davranmalıdır, adayları sadece sosyal demokratlardan değil merkeze yakın  olan değerli ve bilgili CHP ye oy getirecek şahıslarıda içine alarak sosyal demokrat politikalardan vazgeçmeden, seçtiği adaylar yoluyla merkeze göz kırpmalıdır. Hatta merkezin sağından ve muhafazakar kitleden bile makul personel almalıdır.Dışarda kalan tüm değerlerini partiye çekmelidir en başta Mustafa Sarıgül ve arkadaşlarını. Mustafa Sarıgüle İstanbul Belediye başkanlığı adaylığını teklif etmelidir. İstanbul belediyesini alamamış bir partinin uzun vadede Başbakan çıkartması çok zor olacaktır. Tüm milletvekili adaylarını  belirlerken ciddi bir biçimde sonraki yerel seçimlerde düşünülerek belirlenmelidir.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu insan olarak halkın kesin güvenini kazanmış durumdadır, ama aynı zamandada siyaset adam olarakta halkı kazanmışmıdır, bugüne kadar bunu başarmış olduğundan şüpheliyim. Kemal bey daha çok içgüdülerine ve kendi kendisine inanarak konuların hakimi olan çalışma arkadaşlarıyla hareket etmelidir. Şu anda çevresinde olan bazı şahıslar kimseleri sayın genel başkana yaklaştırmazken yarın Kemal beyi ilk bırakıp gidenlerden olacaktır, Deniz Baykal da daha önce örneğini canlı olarak yaşadığımız gibi.

Deniz Baykalı harcıyanlar Kemal kılıoçdaroğlunu harcamakta pek zorluk çekmeyeceklerdir,  çünkü bu zihniyet ve etik değer anlayışıdır. Bir ata sözü var ‘bana arkadaşını söyle bende sana senin kim olduğunu söyleyeyeyim’ klavuz ve karga ata sözünüde söylemeyeyim artık.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP bunları yaşamak zorunda değil.

Ama tabiiki takdir şahısların kendisindedir, herkes de yaptığı hataların ceremesini er yada geç çeker.

Kim olursa olsun şahıslar gider CHP kalır,

Bu günlük bu kadar

Cihan Sendan                              15.03.2011

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile