Oct 22
Seçim sonuçlarına Avrupadan Türkiyeli bir Sosyal demokrat bakış PDF Yazdır ePosta

Seçim öncesi televizyonlardaki siyaset tartışmaları, anahaber bültenlerindeki cinnet haberleri, özel hayatı ihlal eden kasetler, ahlak zabıtası vari değerlendirmeler, güney doğudan şantajlı sert göndermeler ama aynı zamanda Kürt sorunu ve diğer tüm konularda sosyalist emekten, özgürlüklerden haklar ve sorumluluklardan bahseden nitelikli bağımsız adaylar, seçim meydanlarındaki ilginç diyaloglar ve tavırlar, belediyelere yapılan baskınlar ve tutuklamalar, Kanal İstanbul, aile sigortası, bedelli askerlik, zamcı Recep, Kemal efendi.

Ergenekon diye 7 başlı bir canavar ve o canavarın yuttuğu insanlar ve kurunun yanında yaşında yandığı bir adalet faciası. Kürt halkımızın haklı taleplerini en yüksek sesle haykırdığı ince bir döneme denk gelen ilginç ve tuhaf bir seçim olarak tarihin sayfalarında yerini alan

12 Haziran.

Avrupa ileri demokrasisine alışık Türkiyeli bakış, Anavatanına bakıyor ve gördüklerine, duyduklarına inanmak bile istemiyor. Avrupalı Türkler yarım asırdır varoldukları coğrafyada kendilerine yapılan siyasi haksızlıkları anlayabilirler buna haklar ve sorumluluklar noktasında evrensel demokrasi ilkeleri ile de karşılık verebilirler, mücadelelerini veriyorlarda, ama Avrupada yaşayan Anadolu insanı kendi memleketinde adam yerine koyulmama duygusunu, anayasal hakları olan oy haklarının verilmeme kararını nereye koysunlar kime şikayet etsinler, kimden hesap sorsunlar, yıllardır nefesimiz tükenene kadar anlattık ama boşuna. Adam yerine koyulmama piskolojisinin üzüntüsü ve şaşkınlık içinde Avrupadaki varlığımızın teminatı olan anavatanımızdaki siyasi iradeye belirleyici bir katkıda bulunamamamızın Türk siyasetinin büyük bir ayıbı olduğunu düşünerek izliyoruz..

Avrupalılarında kaygıyla izlediği bu seçim AKP nin büyük zaferi ile sonuçlanmıştır, CHP kaybeden taraf olmuştur ama bu seçimde gerçek mağlup olan sosyal demokrasi olmuştur. CHP de sosyal demokratlar çok az sayıda yer bulmuş olup ne yazıktırki az sayıda gerçek sol referanslı politikacı parlementoya girme imkanını bulmuştur. Ve işin en acı tarafıda bunların hepsi CHP nin vekili değildir.

CHP Ergenekon zanlılarına vekillik yolunu açmakla büyük hata yapmış olup bu vekillerin tutukluluk hallerinin bozulmamış olma sebebi ile Parlementoda yemin etmemeleri ise tarihi bir gaflet olarak siyaset literatüründeki yerini almıştır. Dünyada eşine az rastlanır bir tavır sergileyen CHP bunun hesabını er veya geç seçmenine verecektir. Evet Türkiye Parlementer tarihinin en sıkıntlı dönemine girmiştir ve bu geçişin mimarları Türk siyaset tarihinin kara kaplı defterinde yerlerini elbette alacaklardır. Türk siyaset tarihinin en tuhaf ve tehlikeli döneminin çevresindeki jeopolitik gelişmelerin en yoğun sürecine denk gelmesi işin başka bir garip yanıdır.

CHP nin Halktan aldıkları iradeyi halk adına yemin ederek bir an önce parlementodaki yerlerini almalıdırlar aksi takdirde kaybenden tarafın CHP olacağı kesindir,şu ana kadar aldıkları yaranın boyutlarınıda zaten yakın bir tarihte göreceklerdir.

Türkiyede insanların kaygılarını ve sorunlarını bertaraf etmeyi ana görev bilmeleri gereken siyaset adamlarının hukukta yanlış kararlar da alınabileceğini ama ne olursa olsun hukuka saygıyı kesinlikle elden bırakmamaları gerektigini adalete güvenerek hukukun üsünlüğüne ve hakimlerin kararlarına uymaları gerektiğini bilmelidirler, aksi takdirde adaletin çivisini çıkartacaklarını ve tüm yargı kararlarını sorgulayan kabullenmeyen bir zihniyet varedeceklerini bilmelidirler, bu durum kaos getirecektir ülkenin güvenliğini tehlikeye sokacaktır . Avrupa siyaset anlayışı erkler ayrımına ve yargının kararına saygıya büyük önem vermektedir.

Türkiye de değişim olmak zorundadır bu sancılı olacaktır, ama kokuşmuşluklarla yaşamak istemiyorsak bu değişimi sabırla ve itina ile desteklemeliyiz. Bugün siyaseten farklı düşünen bir anlayışın bu değişiklikleri yapması sosyal demokratları kaygılandırabilir ama bu yiğidin hakkını vermeyede engel olmamalıdır. AKP nin yaptığı uygulmaların tümü sosyal demokratları memnun etmeyebilir ama Türkiye de bir çok olayın düzeldiğini daha yaşanır bir ülke ye sahip olduğumuzu kabullenmekte demokrat olmanın gereğidir.

12 haziranda seçime katılım yüzde 85 olmakla beraber AKP bu oyların yarısını almış bulunmaktadır. Halka kulak vermek gerekir, halk kararını AKP yi bilerek, tanıyarak vermiştir.

Halkın kararını sorgulamak gaflettir, halka güvenmek ve kararınıda uygulamak demokrasinin gereğidir. Kazanan kaybedenden farklıdır, farklı kararlar alacaktır bu işin doğasıdır. CHP muhalefeti kabullenmeli ve bir an önce Türkiyenin gerçek sorunlarıyla mücadeleye başlamalıdır. Anayasa, ekonomi, adalet, sosyal devlet, kayıt dışı ile mücadele, Kürt halkımızın talepleri, Avrupa birliği, aile sigortası, bedelli askerlik, alternatif kalkınma projesi vs.

Türkiyeyi kaygıyla izliyoruz, ülkemizdeki tüm kokuşmuşlukların sona ermesini ve güvenli bir Türkiye istiyoruz, Adeletin işlediği, hukukun üstünlüğünün kabul gördüğü, askerin kışlasında kaldığı, sporda şikelerin olmadığı, fırsat eşitliğinin anayasa ve yasalar tarafından belirlendiği ve yürütme tarafından sürekli bu temel hakların korunduğu bir Türkiye istiyoruz.

Avrupada ki Türklerin merhametlerini manüpüle ederek 900 milyon Euroyu iç eden deniz feneri olayının bir an önce aydınlatlmasını talep ediyoruz. En kısa sürede Avrupalı Türklerin bir dahaki seçimlerde yaşadıkları ülkelerde oy kullanmalarının yolunu açmalarını ve şimdiden hazırlıkların başlatılmasını talep ediyoruz. Bir ülke gurbetteki vatandaşlarına sahip çıkabildiği ölçüde güçlüdür, büyüktür. Türkiye Cumhuriyetinin kendisine ve tarihine yakışır bir biçimde yurt dışında yaşayan yurtdaşlarına sahip çıkmasını ve konsolosluk görevlerinin daha üstünde, avrupada çifte vatandaşlık, yerel oy kullanma, gibi yurtdaşlarının evrensel haklarının arkasında durmasını talep ediyoruz. Ana dilimizin korunması nokatasında daha çağdaş çözümler talep ediyoruz. Devletimizin artık halkına güvenmesini talep ediyoruz.

Halkın devlet için varolmadığını, tam aksine devletin halk için varolduğunu hatırlatmayı görev biliyoruz.

Biz Avrupalı Türkler herşeye rağmen Türkiye mizi çok seviyor ve Ülkemize, insanımıza güveniyoruz, artık geri göç başlamıştır. Gençlerimiz Türkiye de yaşamak için fırsat kollamaktadır, yıllar sonra ilk defa Almanyadan Türkiyeye göç eden vatandaşlarımızın sayısı Türkiyeden Almanyaya göç edenlerin çok daha üstünde gerçekleşmektedir. Bu gelişme Türkiyenin yarınlarının daha güçlü, daha güzel , daha itibarlı ve demokratik olacağına güvendiğimizin bir kanıtıdır.

Bir Türkiye var siz hangisini istersiniz ?

10.07.2011 Münih

Cihan Sendan

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile